416.

Bana yaydığın ışık tavında dövülen demir gibi sıcak.Buluşmadır bunun adı.Dergâh edebi ile hu çekerken yaşananlara benzeyen.Marifet et de kemik de değil.Gölgen olsa bile gördüğüm, eğiliyor boynum.Bak! Aşikâr bir gece daha vardı gûne, hem de senin sevdiğin gibi tütsü kokuyor. Nice geceler ve dahi karanlıkların alacalı bulacalı olanları. Siz bilirsiniz “aşk olsun” ne demek.Bilirsiniz ama,Leyla’dan geçmeden varılmıyor iştemevlaya. Continue reading 416.

217.

sarı boyalı duvarlarıma tımanırken gece,yerçekimi değil aklımı uçuran.sırılsıklam bir ruhum var benim, biraz titresem üzerine aslında, toza takılıp uçacak.tutunup uçsam ben de onlarla, hemen bulabilirim yukarıya bir yerlere sakladığım o çocuk gülümseyişlerini.kar olup konsam o gülümsemelere, sonra hiç erimeden düşsem daha önce hiç gidilmemiş bir yerlere,havası turuncu,suyu mavi,sonra sizi de çağırsam, “gelin” desem, “buldum ! o kimsenin bilmediği, küçük ama güzel ülkeyi”. Continue reading 217.

Rastlantı

kırmızı sabah, kenar deniz sokakları.yavru kediler, yaşlı teyzeler.şu aranıp duran gözlerime rast gel.oda kasvetli,yüzüm yanımda olmayan sana dönük.birileri bu olanları görmezden geliyor. dudak payı kadar kısa olsa da mesafeler, ve deniz sahilsiz,erkek kadınsız.yavru kediler nedense hep yaşlı teyzelerin ardından giderler. gözlerimi açıyorum.hafifçe doğrulup olduğum yerde, yanımda olmayan sana bakıyorum.hep aynı hikaye. Continue reading Rastlantı