Hay ile Hu

Yeraltında gömüt olmuş eski zaman okyanusu,sen duymuyorsun ama sahilinde limon kokulu dalga sesleri. ağırlığınca aklımdasın halâ. İç çekişlerim arasında bir yerde gizlenen kokun, hatta yerli yersiz kuş yuvasına benzeyen gülümsemelerin. Canım canınla sevişiyor, körlüğümün sebebi hiç gözümün önünden gitmeyişin. O kadar sıkı eklemişim ki seni aklıma Benden uzakta olmak sana hiç yakışmıyor. Continue reading Hay ile Hu

Rate this:

Varabilmek üzerine

Bana yaydığın ışık tavında dövülen demir gibi sıcak. Buluşmadır bunun adı. Dergâh edebi ile hu çekerken yaşananlara benzeyen. Marifet, et de kemik de değil. Gölgen olsa bile gördüğüm eğiliyor boynum. Bak! Aşikâr bir gece daha vardı gûne, hem de senin sevdiğin gibi tütsü kokuyor. Nice geceler ve dahi karanlıkların alacalı bulacalı olanları. Siz bilirsiniz ‘aşk olsun ne demek. Bilirsiniz ama, Leyla’dan geçmeden varılmıyor işte mevlaya. Continue reading Varabilmek üzerine

Rate this:

Ruh temizliği

Ben kimbilir neler istedim sizlerden, kimbilir hangi yanlış yollar da kırdım kalbinizi. Dik başlıyım biraz, biliyorum, bu yüzden bulamadım işte yüzyirmidörtbin peygamberin söz verdiği arınmayı. Vardığım nokta varlığımın ruh temizliği. Sayısız kadınların gülüşlerinde kaybettiğim kendimi bulmaya yakın. Say deseniz sayamam ama. Gece tarifesi bir hayat bu, avlusunda gölgeler dolaşan. Ah benim deli akan kanım. Azar azar çoğalacağım bu akşam sana. Continue reading Ruh temizliği

Rate this:

Gece adımları

İğne gibi batan rüzgara, titremelere, sağdan soldan gecen yitik ruhlara rağmen, gecenin en müstehcen saatlerinde, şehrin en fahişe mahallelerinde, elinde sigara, aklinda ise iğmesini çoktan yitirmiş binbir düşünceyle yürümek. Gidilen yerin neresi olduğunu bilmeden, ama her yolun bir şekilde seni istediğin insana götüreceğini umarak,kesme taşlara takılarak, karşıdan gelen iki uğursuz tipe yanlarından geçerken omuz atarak, sen yürürken yanında yavaşlayan polis arabasının içindeki polislerin taa gözlerinin içine bakarak yürümek. Hiç durmadan, sanki her yeni adımda, bastığın toprak parçasının yeni evin olduğunu düşünerek, ama dayanamayıp yeni bir adım daha atıp yeni bir eve kavuşmak istercesine, hızlı adımlarla, geceyi gece gibi olmuş aklınla … Continue reading Gece adımları

Rate this:

Şairle kahve

Çekil önümden ne olursun, yağmur yağıyor, sen degilsin şu an izlemek istediğim !” diyebilsem keşke. Görebilmekle ilgisi yok bunun, çoğu şeyi sadece dinlesem de olur, ama yağmur görmeden duyulmuyor. Söyleyecek sözūn olduğunda ararsın sen beni. Zordur bunu kabullenmek ama, bilirsin. Neyse, sadede gelemedim bir türlü Ama kahve yaptım. Sanki hiç birşey olmamış gibi, sen çıkıp gelsene. Continue reading Şairle kahve

Rate this:

Şiir

Bilirmisiniz köprüleri buhur kokan köyleri, cetvel gibi düz ve uzun yolları? O yollar da felak olanları, mecnun olana kısas, yol kenarında ucuza buldukları karılarla caka satanları? yakut kırmızı nar tanesini ve beyaz basma üzerinde bıraktığı kan lekesini? etrafi kayaliklarla çevrili küçük adalar mı o görünenler? kimsesiz evler, ve o evlerde ölen harbiden kimsesizler. Ziyaretçileri asırlar önce göçen kavuklu mezar taşları, aşık olanlar…olamayanlar… Bir türlü inanamayanlar, Lakin her zaman vardir Yaradan’a ruhlarını meşk adayanlar. Rakıya su katanlar ya da ab-ı hayatı yandan çarklı yapanlar. ağır bir geceden dem vurup, Tatyos Efendi’den name tüttürüyoruz şerefinize “bu name cihana değer ulan” diyip gözlerimizden … Continue reading Şiir

Rate this: