Vapur, Sigara ve O’nun Uzerine.

–Daha 15 dakika var vapurun gelmesine, bi sigara icelim mi?

Sigaraya baslamak icin daha dogru bir gun olamaz diye dusundum.Ilerde belki birlikte birakiriz, zaten cocuk olunca birakmak lazim. Yuh !!! Kiz bi sigara icelim mi diye sordu ben evlendim onunla bi de cocuk sahibi oldum ustune.

–Icelim. Icelim de ben de sigara yok ki, birakmistim ya ben.

–Bende de bi tane var ,beraber iceriz, islatmazsin dimi izmariti ?

–Islatirmiyim ki ? Islatmiyorumdur herhalde. Daha once hic oyle bir sikayet

gelmemisti. Yok islatmam,merak etme.

–Oh bu gunde bitti ya , daral basmisti valla sen arayana kadar. Bu arada cok ozur dilerim gecen aksam oyle zamansiz kalkmak zounda kaldigim icin. Gitmeseydim olmazdi ama.

Zordur iskele ruzgarinda sigara yakmak, istanbul”lu olmayi gerektirir, hele bir de kibrit kullaniyorsaniz, ki kibritin kendine has bir sevimliligi vardir,daha da zordur. Ne kadar da yakismiti sigara o guzel ellerine, parmaklarida icine cekmete oldugu sigara gibi incecik,her nefesinde sigaranin ucu kisa bir sure turncudan kirmiziya caliyor adeta bir kiraz gibi yaydigi isik dudaginin golgesini cenesine resmediyordu, butun bu olanlar bana ileride yuregiminde boyle yanacagini ve turuncudan lal e donup hayatimin golgelenecegini hissettiriyordu.

–Onemli degil ya , yakin arkadasin,destek olman lazim. Iyi mi bari simdi ?

–yok pek iyi degil aslinda, hatta sence bir sakincasi yoksa 2-3 saat sonra onu da cagirabilirmiyim.Isten gec cikacak bu aksam, degisiklik olur onun icinde , hem sen de tanimis olursun onu.

–Hic sakincasi yok, ben de cok isterim tanismayi.

Bildigim hersey, izledigim her romantik film, okudugum her kitap belli ki beni tamamen yanlis yonlendirmisti bu gune kadar. Bu kiz tarif edilen yas gurubu standartlarina hic uymuyordu. En iyi arkadasini tanimak cok avantajli gibi gozuksede, bu bulusmaya sebep olan olayin vahameti beni kaygilandiriyor, ikinci sahsin yanimiza gelmesiyle butun konunun ,biz erkeklerin ne kadar da anlayissiz oldugu gibi saldirgan bir hava yaratmasi ihtimali umudumu kiriyordu. Ama cok basit ve cok insancil bir istekdi, ustelik kibarlik yapmis “eger sence sakincasi yoksa”diye de sormustu. Olmaz demek olmazdi.

–Sen ne yaptin gorusmeyeli, var mi yeni bir maskot tasarimi filan?

–Uyumadim uc gundur, oyle evde, gecti hafta sonum.

–Nasil yani hic mi uyumadin uc gundur?

–Hic!

–Niye ama ? Ve haliylen nasil dayaniyorsun sen buna?

–Alistim valla ben, hep boyleydim ondan pek etkilemiyor artik, ama geceleri cok sikiliyorum bazen, o saatte konusacak biri de olmuyo, kedimle konusuyorum, hayvanda sefil oldu iyice.

–Niye boyle peki? Sorun ne?

–Beynim uykumu getirecek ve yorulmami saglayacak miktarda melatonin uretemedigi icin boyleyim.

Gercektende yalnizlik degildi uyukusuzlugumun tek sebebi, ama uykusuzlugum yalnizligimi percinliyordu gun be gun,cocuklugumdan beri,aram hep kotu olmustu uykuyla, fakat yasim ilerledikce, baglari tamamen koparmistim kendisiyle.Ihtiyac duymuyordum oyle herkez gibi sekiz saat uyumaya. Doktorum, spora baslarsam, vududumun eksik olan uyku hormonunu tekrar uretmege baslayacagini soylemesiyle spora baslamis, fakat bir iki hafta uyuduktan sonra uykusuzlugum tekrar kendini belli etmisti.

–E napiyorsun peki, nasil gecerki sekiz dokuz saat ?

–Kitap okuyoum, matematik problemleri cozuyorum, yaziyorum,resim yapiyorum,evi temizliyorum deli teyzeler gibi iki gecede bir, kitapligimi duzenliyorum filan.

–Kat kat bi adamsin sen ya ! Bildigin sogan gibi. Her katta ayri bir atraksiyon valla. Cucuge gelene kadar bakalim daha neler gorecegiz.

Sogan denmesi iyi biseymi bilememistim, ama soyleme tarzinda bir alaycilik gormedigime gore belki de karmasik demek istemisti, ama agzindan sogan cikmisti. Bir insanin agzindan durup duruken sogan lafi cikmaz ki. Belli ki o bilincli secmisti bu betimlemeyi. Tesekkur etmem gerekirmiydi acaba?

–du bakalim bi iki bisey icelim sonra Zeynep gelir, onun ayrilik hikayesini dinleyince belki uykun gelir.

O guzel dudaklarinin kenarlari kalkmis,yuzunu “hayatima,uzun zamandir bekledigim umudu getiren bir gulucuk kaplamisiti. Can evimden vurmustu beni. Mutluydu benimle ve bunu belli ediyordu. Bende mutlu oldugumu gulumseyerek belli ettim. Bir kadinla bir erkegin ayni anda anyi seye anyi ruh hali ile gulmesi kadar guzel ne olabilirdi ki ?

–Yok canim dinlerim ben dikkatlice, siz dertlesirsiniz.Zaten ben ikili iliskilerde oyle fazla tecrubesi olan bir adam degilim.

–Bulamadim hayatimin askini diyorsun yani

–Cik! Bulamadim. Sen arama o seni bulur dediler o yuzden aramaktan da vazgectim.

–Hahahahaha ne ilginc bi adamsin sen ya ! Disarida oturalimmi? hava super bu aksam! Usumezssin dimi ?

–Usumem , ben zaten hep disarida otururum.

Usumek ne kelime, ates basiyordu vucudumu resmen, ne yapacagini bilmeyen ergen gibi elim ayagima dolasmis,ama yasimin verdigi olgunlukla bunu az da olsa saklamayi basarabilmistim, yani en azindan saklayabildigimi dusunuyordum. Vapur uzaktan gorunmus ve ”bu sefer bambaska bir yolculuk olacak” der gibi iskele ye dogru nazli nazli , yan yan yaklasiyordu. Hep mutlu olmusumdur vapura binerken, ama bu sefer farkli bir mutluluktu icimdeki,derininde umut tasiyan.

–Beklesek biraz iyi olur. Ne dersin? Herkes binsin oyle bineriz, hem sigaran da bitmedi hala.

–Olur ! En arkaya gidelim ama. Istanbul’un arkamda kalisina bakmak cok hosuma gidiyor benim. Bir de kopuklere bakmak.

Benim yillardir neden vapurun arkasini tercih ettigim konusunda kendimin yapamadigini yapmis,aslinda benim de bu yuzden vapurun arkasinda durmayi neden sevdigimi bana verdigi cevapla ogretmisti .Cok guzeldir sahidende boyle buyuk bir sehri yine ayni derecede buyuk bir cesaretle arkada birakabilmenin keyfi. Kim kimi terkediyordur orasi hic bilinmez ama.

Ona sormak istedigim o kadar cok sey vardi ki, bir daha ki sefere, not almamin iyi olacagini dusundum. Ortadaydi acikca konuya giremedigim,ve bu yuzden karin agrisi cektigim. Son izledigim filimdenmi bahsetsem acaba? Ya da

sinemayi sevip sevmedigini mi sorsam.Ben cok severim sinemayi. Kendi me has bir zevkim vardir, kimse begenmez benim sevdigim filmleri genelde. Ben de sevmem insanlardan filim konusunda tavsiye almayi.En lezzetlisi benim icin,hakkinda hicbisey bilmedigim ama denk gelipde izledigim bir filmin cok hosuma gitmesidir.Kendim kesfetmeyi severim, yardimsiz, akil vermesiz.

Vapur yanasmis, iskele yari yol bosalmisti bile coktan, ayni anda iskeleye dogru yurumeye basladigimizda cok fena elini tutasim geldi. Ne olabilirdiki tutsam? En kotu ihtimal,orda birakirdi beni. Degermiydi bunun icin o eli tutmaya. Hem nereden bilebilirdi ki uc dort ay sonra benim o eller ugruna canimi bile verebilecegimi. Tutmadim… o guzel ellerini.

En arkada yerimizi almistik yan yana, korkuluklara dayandik yuzlerimiz Istanbul’a donuk bir sekilde.Dirseklerimiz birbirine degiyor,ikimizde deli gibi konusmak istiyor ama nedenese bunu basaramiyorduk. Bizden baska bir iki cift daha vardi sagimizda ve solumuzda, onlar bidi bidi konusuyor,belli ki bizim cektigimiz o karin agrisinin nasil birsey oldugunu ya bilmiyorlardi ya da unutmuslardi. Dirsegime dokundu hafifce bilerek ve bana yandaki cifti isaret etti. Yavasca cevirdim kafami vapurun sag tarafina dogru, takii ordaki ciftin tatli tatli opustugunu gorene dek. Yuzume yine o gulumseme gelmisti.

–Ben hic opusmedim vapurda ! Baksana ne guzeller ama. Diye fisildadi kulagima.

Ne denirdi ki bu lafin uzerine. Siirsel bi seyler soylesem, kendimi pazarliyor gibi olacagim. Bir sey demesem duygusuz olacagim.

–yuzyillar once unutulan ama bir zamanlar hepimiz tarafindan bilinen bir hikayeyi tekrar duymus gibi heyecanla opusmek lazim.

Evet aklima gelen cumle buydu ve ben bunu soylemistim ona. Nasil oldu nerden geldi aklima bilmiyorum, neden soyledim boyle birsey onuda bilmiyorum. Bundan sonra bana nasil yaklascagini ise hic bilmiyorum.

–Vay ! Vay ! Vay ! Bu bayagi iyi oldu ama, sasirtiyorsun beni. Dedim ya sogan gibi adamsin sen ya, kat kat.

Karman curman bir adam oldugum konusunda rivayet edilen hikayelere pek aldanmamak lazim, aslinda o kadar da karisik degildir ic dunyam. Ama keyif aldigim seyler gercekten de birbirleriyle hic uyumlu olmamislardir, beni taniyanlar alistiklarindan olsa gerek sorgulamazlar niye en sevdigim gun dogumunun Suleymaniye Camii’inden yakaladigim oldugunu.

Kompleks matematik problemleri cozmeyi cok severim ornek olarak, resim yapmak ve siir yazmak gibi tutkularim vardir, yemek yapmak rahatlatir beni, sacma ve feminen gelse de orgu ormeyi de cok severim, cok arkadasima atki ve bere ormuslugum vardir, Eski ve hikayesi olan hersey ile cok siki bir iliskiyi cok kisa surede kurabilirim. Konusmaktan en keyif aldim insanlar yaslilardir, cok guzel hikayeler ogrenebilirsiniz onlarin yasadiklarindan. Eski kelimeleri kullanmayi cok severim. Eski Turk filmlerini sevmemin sebebi ise o filmlerde gecen mekanlari cok sevmemden kaynaklanmaktadir. En vazgecilmezim ama ” ben zamani” dir. Yalniz kalip kendimi elestirdigim saatler. En cok yaptigimda budur zaten.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s