Vatan Hasreti ve “Oglum Kalk Hadi,Kahvalti Hazir” Cumlesi

Turkiye disinda yasayanlarin cokca icine dustugu bir duygudur vatan hasreti. Sebepsiz yere anlamlandirilmaya calisilir ozlenenin ne oldugu.
Ulke kaosun esigindedir, tecavuz, cinayet, haksiz verilen hapis cezalari,sokaga cikma yasaklari, kimin yaptigi belli olmayan teror saldirilari, faili mechul cinayetler, devletin fasizan bir tavirla tek adamin elinde maymun olmasi…
Yangin yeridir aslinda ozlediginiz vatan ama siz yine de ara ara ozlersiniz. Hele bazen icinize oyle bir duserki bu hasret, daha once hic dinlemediginiz sarkilari Youtube’dan bulup dinlemeye baslar, oradayken hic aramadiginiz yemeklerin tariflerini Google’dan bulup cikti alirsiniz. Orada dogmus orada buyumussunuzdur, ne kadar inkar etseniz de siz Turk’sunuzdur. Ulkeyi elestirirsiniz, veryansin edersiniz uc bes haddini bilmezin elinde vataninizin ayan beyan satilmasina. Ama orada dogmamis ve hayatinin buyuk bir kismini orada gecirmemis bir insan elestirdiginde icgudusel olarak savunursunuz ulkenizi. Iste bu baglamda ortaya cikar aslinda ulkenizi seviyor oldugunuz. Eger baskalarina karsi aslinda savunalacak bir yeri pek de kalmayan ulkenizi savunuyorsaniz istem disi, siz ulkenizi seviyorsunuzdur.
Bes yil, on yil, ya da benim gibi yaklasik yirmi yildir dogmadiginiz bir ulkede yasiyorsaniz, ki o ulke size karsi ne kadar acik yureklilikle kapilarini acmis olsa da, ne kadar size insanca yasayabileceginiz, hakkinizi aldiginiz , alamassaniz da arayabileceginiz bir ev vemisse de, oyle anlar gelirki bir anda yine ozunuze Turk’lugunuze donersiniz.
Bu duygu,klise bir laf da olsa , anlatilamaz sadece yasanabilir.
Sonra bir gun ziyarete gidersiniz ulkenizi, aslinda her sene gidiyorsunuzdur muhtemelen, yine gidersiniz, cikar cikmaz havalimanindan baslarsiniz yine sovmeye. Bu sovus size beraberin de ‘oh be evdeyim’ en sonunda duygusunu da getirir. Kisa bir sureligine gitmissinizdir, her seferinde “ulan artik baska yerler de goreyim, seneye gelmeyecegim valla” desenizde, sene olur siz yine Turkiye’de bulursunuz kendinizi. Sadece aile’ye karsi duyulan ozlemden kaynaklanmaz ama bu, siz parcasi oldugunuz topraklari ozlemissinizdir, aile, yemek, muzik, hepsi bir butunun, bir ulkenin parcalaridir sizin icin.
Planlar yaparsiniz, neler yenilecek, nerelere gidilecek, kimlerle gorusulecek diye. Ama sonunda hep vaktinizin cogunu aslinda yemek yemekle gecirmis oldugunuzun farkina varirsiniz. Kokorec, lahmacun, midye tava, islak hamburger…
Cok uzun sure ayri kalmissaniz ulkeden kacirdiginiz cok sey olur genel gidise ve gunluk yasama dair. Mesela gunluk argo’dan uzak kalmissinizdir, lanet olasi Turkce o kadar cabuk degismektedir ki, siz yapilan bir cok espiriyi anlayamaz, duz bir ifadeyle bakarsiniz esiriyi yapan insanin suratina. Meclis kurulur, rakilar icilir, mezeler yenilir, cocukluk arkadaslariniz, aileniz oradadir ve devamli siz orada yokken olan olaylardan bahsedip gulerler. Sizse kendinizi aslinda parcasi oldugunuz ulkede bir an da yabanci hissedersiniz. Uzaktayken cok sey kacirmis, ortak yaratilan bir tarihin parcasi olamamis, o guzel insanlarla birlikte yaslanmamissinizdir. Kopruler hala yerindedir kalpden kalbe kurdugunuz, ama siz kendinizi ”nehrin ote yaninda kalan” olarak gorursunuz.
Onlar sizi, kacip kurtuldugunuz icin sansli gorurler, siz se onlari hala beraber olduklari icin. Her iki bakis acisinin da kendince hakli oldugu taraflar vardir.
Zordur Turk olmak, butun bu olanlari sineye cekebilmek. Tatilde oldugunuz icin, cebinizde paraniz oldugu icin anlamak zor gelir size onlarin gunluk hayatta neler yasadiklarini.
Yasarken curuyoruz burda evladim demisti bana Ismail abi, oraya son gittigimde midye tavama tarator koyarken. Gercekten de, yasarken curuyebilmek, ve bunu kabullenip eliniz kolunuz bagli birsey yapamamak zordur. Her gidisinizde , insanlari biraz daha az gulec, biraz daha az mutlu bulursunuz. Isin asli siz bunlari seneler once farkedip gitme karari almissinizdir ama gozle gordugunuzde yine de uzulursunuz. Bu ulke daha iyisini hakkediyor, ne oldu benim o guzel ulkemin gulec insanlarina sorusunu sorarsiniz kendinize ve yakin bildiginiz dostlariniza, Bir soyleyip bin dinlersiniz.
Ozlem, kavusma, mutluluk ve hayal kirikliklari gibi duygular birbirine girer. O an icin ne ya da nasil hissettiginizi cozumseyemezssiniz. Tatil cin geldiginiz ulkenizi birakip tekrar geldiginiz ulkeye donmek istersiniz. Ama bu istek sizi daha az Turk yapmaz, siz hala Turk’sunuzdur. Hala Yildiz Tilbe dinleyip, raki masasinda ulke kurtarabilir, cok daha iyilerini hakeden ulkenizin sorunlarini cozmek icin fikir uretebilirsiniz.
Vakit gelir… Donmelisinizdir artik ait oldugunuz ikinci yasama. Eller sallanir, bazen aglanilir siz tekrar kavusmak uzere yine yola dusersiniz.
Kendi evinize varmissinizdir. Burasi da sizin evinizdir. En az kendi ulkeniz kadar seversiniz yasadiginiz ulkeyi, arkadaslariniz, esiniz, sevgiliniz… kavusursunuz hepsine bir ucak yolu mesafeden sonra.
Bir bir ararsiniz sevdiklerinizi ”vardim ben” demek icin. Sonra sizi arayanlar olur geldin mi ? Diye. Yalniz olmadiginizi anlarsiniz.
Yol yorgunlugundan olsa gerek dusersiniz hemencecik yataginiza.
En kotusu ise iki uc haftadir duymaya alistiginiz, o “oglum kalk hadi kahvalti hazir” cumlesini uzun bir sure duyamayacak olmanizdir.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s