BİR RÜYA GÖRDÜM, GÖRMEZ OLAYDIM.

Şahika halam, Haluk amcam, dedem Abbas bey, babaannem Müzeyyen hanım, Nevin yengem. Ve bir de babam İlhan bey, Nam-ı diğer “ efsane”.

Puslu bir akşam üstü veyahut sabahın ilk ağırışları zamanına denk gelen bir zamanda, kepenkleri sıkı sıkıya kapalı olan bir dükkanin önünde sırada bekliyorlar. Kepenkler yekpare metal, göremiyorum içerisini, ne satıldıği belli olmuyor dışarıdan.

Hemen köşedeyim ben, 20 bilemedin 30 metre kadar arkalarındayım. Hafiften bir yağmur başlıyor, arnavut kaldırımı döşeli sokağın tam ortasında. Babam köstekli saatini çıkarıp saate bakıyor. Amcama gösteriyor saatin kaç olduğunu. Ikisinin de yüzünde bir şaşırma ifadesi var. En önde duran babaannem, babama seslenip,” ilhan sen çık sıradan” diyor “bekleme boşuna”.Babam hemen önünde duran Nevin yengemin omuzlarının üzerinden amcama birşeyler diyor, ama ben duyamıyorum.

Dükkanin önünde duran garip şekilli ağaca dedem Abbas bey bir kağıt bağlıyor. Hemen önünde duran babaannem , ona birşeyler fisıldıyor ama ben yine duyamıyorum. Birden simsiyah oluyor bütün sokak.

Pencereleri kapıyor herkes, perdeleri örtüyor. Kimse görmek istemiyor ne olduğunu o dükkanin önünde besbelli. Dayanamıyorum, yenik düşüyorum merakıma, babama doğru yürümeye başlıyorum. Haluk amcam benim yürüdüğümü gõrüp, babama” İlhan, Tolga geliyor, durdur onu” diye bağırıyor. Bir anda sırada bekleyen herkes yüzünü bana dõnüyor. Babam “oğlum hemen git burdan”, “kepenkler açılmadan git hemen diyor. Şahika halam “ yedi dakikamız kaldı, hemen git, senin beklemen gereken bir sıra değil bu” diyor. Nevin yengem birşey demiyor, ama ağladığını gõrüyorum.

Babama dönüp “niye heryer karanlık, ne bekliyorsunuz burda”diye soruyorum.

“oğlum fazla vaktimiz kalmadi, ne olur eve git hemen” diyor

Dedem ‘Ilhan sen de git onunla” diye azarlıyor babamı.

O sırada çok güzel bir kadın bir anda yoktan var olmuş gibi dükkanın önünde beliriveriyor. “kağıtlarınızı göreyim” diye çıkışıyor, sırada bekleyen hısım akrabalarıma. Dedem , amcam halam, yengem, hepsi ceplerinden çantalarından mavi birer kağıt çıkarıyorlar. Sıra babama geliyor, babamın çıkardığı kağıt sarı renkli.

“ sana daha var” diyor güzel olan kadın.

Benim önümde duruyor. Elini omuzuma koyuyor. “sen hiç merak etme, söylemiştik sana, biz hep senin yanında olacağız diyor.

O sırada dükkanın kepenkleri kendi kendine açılıyor, Dedem, Babaannem, Halam, Amcam, Yengem sıra ile dükkana giriyorlar. Peşlerinden ise o çok güzel kadın. Kepenkler yine kapanıyor. Biz babamla dışarıda kalıyoruz.

Bu rüyayı dün geceyide sayarsak 6 ya da 7 kere gördüm geçen bir sene içerisinde. Ama en detaylısı , yani bu yazdığım dün akşam vuku buldu uykumda. Bahsedilen rüyayı defalarca görmeme rağmen hiç birisinde kendimi bu kadar savunmasız hissetmemiştim. Hiç birisi bana bu sefer ki kadar etki etmedi beni yormadı ve üzmedi.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s