MUTLU OLMAK SORUNSALI…

Önce yüzüme yansıdı mutlu olduğum, sonra yayıldi bütün günüme.

Yanımda olanlar dayanamayıp sordular , “hayırdir, ne oldu? Bokunda boncuk mu buldun?” diye.

Fol ile yumurta bile habersizdi neler olup bittiğinden,

Biliyorlardi ama mutluluğumun sebebinin kendileri olmadığını.

Oksitosin hadsaffa da,

Gõz bebeklerim olması gerekenden çok ama cok daha büyükler,

Anlaşılması zor bir durum bu aslında, bir insanın bir insanı bu derece mutlu edebilmesi,

Ki aslinda bir sebepde yok hani.

Bir iki kelime, bir iki lakırdı,

işte bu kadar kolay bu adamın mutlu olması için.

Bir diğer gariplik ise,

mutluluğunuzun evde birlikte yaşadığınız kediniz tarafindan bile farkediliyor olması,

gõtünün üstünde son bir aydır uyuyan hayvan, kahve çekirdegi yemiş deve yavrusu gibi oynuyor, zıplıyor, ordan oraya atlıyor sabahtan beri.

Arada durup yüzüme bakıyor, yavaşça gõz kırptıktan sonra (ki bu seni seviyorum demek kedi dilinde) yine başliyor evin bir kõşesinden diğerine koşmaya.

Bir insanın mutluluğu yakın çevresindeki bütün canlılari pozitif etkiliyor, bunu olmasini sağlayan insan ise bunlardan habersiz binlerce kilometre ötede hayatina bir şekilde devam ediyor.

Hayat devam ediyor, ama gülümseyince daha da bir güzel devam ediyor. Bunu ben biliyorum, bir de kedim biliyor.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.