ŞEYİMİ İADE ETMEK İSTEDİM

Ara ara gereğinden fazla sinirleniyorum yüzlesmek zorunda kaldığım insanlarin tavır ve cevaplarına.

Alınan bir malin geri iadesi her zaman zor olmuştur benim için. Eger çok fazla bir sorunu yoksa ve sadece beğeniye dayalı bir geri iade gerektiriyorsa, genelde geri iade etmem aldigim mali ve başkasina veririm karşılik beklemeden. Fakat aldigim sey uymamissa fiziğime bazen iade etme gerekliligi doğabiliyor. Örnek olarak ayakkabı alımindan sonra ortaya çıkan sorunlar. Ayağınizi vurmasi, ya da olması gerekenden büyuk olmasi, ya da alirken cok güzel oldugu halde, eve geldiginizde bir boka benzememesi gibi.

Iade ettmek istediginizde aldiginiz mali, size bazen bir, bazen iki secenek sunulur satan insan tarafindan. Bu secenekler; aldiginiz malin baska bir mal ile degisitirilmesi, ya da size paranizin geri verilmesidir.

Pahada hafif olan mamullerin iadesinde ikinci secenek her iki tarafida (ozelliklede mali satan insani) cok rahatsiz etmez,

Fakat, zamani vaktinde aldiginiz bir mamulun, hic kullanilmayacagini bilmenizden kaynaklanan geri iadeler de ufak tefek sorunlar yasanabilir. Eger ki, aldiginiz mamul ayni zamanda da pahalica bir mamul ise geri iade her iki taraf icin de psikolojik bir savas halini alir.

Benimde basima bugun gelen “ satin alinan malin geri iadesi” sorunu iste bu yuzden ciddi bir savas halini aldi.

Elimde ki mamulu (mamulun ne oldugu cok da onemli degil acikcasi, onun icin mamule “şey” diyelim) kullanmayacagim bahanesi ile, kaldi ki aslinda bu kesinlikle bir bahane degil di, geri goturdum, aldigim yere. Bu “şeye” artik ihtiyacimin kalmadigini ve geri iade etmek istedigimi soyledim, Her normal satici gibi onlarda bana satis fisini gorebilirmiyiz dediler. Bende her normal olmayan insan gibi satis fisimin olmadigini, cunki bu “şeyin” sadece {genelde} bir kere alindigini ve iade etme olasiliginin cok dusuk olmasindan dolayi satis fisini saklamadigimi, ama bu seyi bu dukkandan aldigimi hatta satan insanin da biraz evvel o an icin kendisine derdimi anlatmakta oldugum insanin arkasindan gecip iceri girdigini soyledim. Haddinden fazla kibar olan tezgahtar kadin, bir dakika deyip ayrildiginda ise , bu isin cok uzayacagi sinyalini almistim bile coktan.

Az once kendisini isaret ettigim genc adamla geri döndu kibar kadin. Genc adam bana “şeyi” gorebillirmiyim diye sordugunda hic tereddut etmeden uzattim ona elimde ki “şeyi” kutusuyla. Inceledi biraz , sagina soluna bakti, tartti, hasar varmi diye icine bakti ve sonun da evet bu bizim “şeyimiz” dedi, kendinden emin bir sekilde

Kibar olan kadin artik kendisine ihtiyacimizin kalmadigini dusunmus olsa gerek, ayrildi yanimizdan.

Genc adama bu “şeyin” iadesinin olup olamayacagini sordum. Sahiden de ogrenmek istedigim buydu, ve olumlu bir cevap almam halinde bana geri verilen parayi alip “şeyimi” geri teslim edip ayrilacaktim ordan mutlu bir sekilde.

Tabii dedi yine kibar bir sekilde, nihayetinde degerli bir “şey”, degerini de kaybetmiyor diye de ekledi. O sirada ikimizin arasinda duran cam masanin uzerindeki “şeyi” alip yeniden bakti. Kibarca niye bu”şeye”artik ihitiyacimin olmadigini sordu. Ben de, planadigim gibi gelismedi olaylar deyip gecistirdim verdigim cevapla bana sorulan soruyu.

Buraya kadar her şey olmasi gibi gelisiyor bana umut veriyordu.

Evet, dedi, “seyimizi” geri alabiliyoruz diye ekledikten sonra bana elimde tuttugum hala bana ait olan “seyim”icin aklindaki fiyati soyledi.

Iste sorun da tam burda basladi zaten, Dukkan sahibinin oglu gibi duran adamin bana teklif ettigi fiyat benim uzun bir zaman once odedigim fiyatin neredeyse ucte birinden azdi. Sinirlenmeden bu gercekligi adama soyledigimde ise aldigim cevap, biz bize getirilen “şeyleri”, toptan fiyatindan aliyoruz, oldu. Benim bir toptanci olmadigimi, sadece hic kullanilmamis bir urunu tekrar iade etmek isteyen bir musteri oldugumu cok derin ve guzel bir dille anlatmaya calismis olsamda , genc adami bir turlu ikna edemedim.

Acikcasi bana teklif edilen fiyat beni hic mi hic tatmin etmememisti. Ama bu “şeyide” de istemiyordum, bu oyle herkese, “ya bende fazla vardi, al bu “sey”senin olsun” denilecek bir şey de degil, kaldiki bu son cumleyi ettiginizde genelde is uzun uzun yapilan planlara donusuyor.

Kabul edemeyecegimi soyledim genc adama bana ettigi teklifi. Bunu kabul etmem nihayetinde kendimi aptal gibi hissedecegimi anlattim. Gulumsedi bana ve “ o zaman sizde kalsin, bir gun lazim olur belki” gibi garip bir cevab verdi elimdeki “şeyi” isaret ederek.

Ya bu bir “şey” yaaa, bir gun lazim olur diye evde tutulacak bir nesne degil ki bu. E kendimin kullanma ihtimalide bulundugum gerceklerle taban tabana zit.

Tesekkur ettim adama, ve ayrildim elimde tuttugum”şeyim”le dukkandan. Kendimi yenilmis hissediyor, “şeyime” ise onu sevmeyen bir uvey baba gibi bakiyordum. Yolumun ustunde ki bir parfumeriye girip parfum aldim kendime sirf sıkıntim gecsin diye.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s