“ELLERİNİ ÖZLEDİM”

Ağzım gerçekten de kulaklarıma varıyor onunla her konusduğumda. Ama bu sadece bu onu çok özlediğimden değil… hep çok mutlu oldum onunla konuşurken. O kadar belli oluyor ki mutluluğum, kendisi diyor “yine ağzın kulaklarında” diye.

Çok güzel bir benzetme bu. Çok biz tadan. Yine uzun uzun konuştuk ben uçağımı beklerken. Ne konuştuğumuzun fazla bir önemi yok, uzun uzun konusmamiz esnasinda ikimizinde ayni anda ayni cumlelere içtenlikle gülmesi ve bunun yaptiğımiz coğu muhabbette tekrar etmesi onemli olan kisim.
Her nefes arasında biraz dinlenip, tekrar gülebilemek. Tekrar… sonra tekrar…
Şakalarimiza alınmadan, art niyet aramadan, sakınmadan konuşabilmek ve beraber gülebilmek.

“Tabii seversin beni, cok eglendiriyorum seni” diye ekledi, ben iliskimiz  hakkinda bagira bagira  konusurken. Sahidende bagirarak anlatmisitim sõylemek istediklerimi. Hemen sonrasinda, yanimda, karsimda, önumde, arkamda, oturan insanlarin Turk oldugunu farkedip gülmeye basladim. Bu konusma bir baskasiyla olsa, ben gulmez, bilakis utanarak, kalkardim oturdugum yerden, muhtemelen basım mahcubiyetten yere dusmus bir sekilde saklanirdim insanlardan. Ama onunla konusduğumda, ondan baskasini ve onunla konustugumuz konu disinda bir sey dusunedigimden olsa gerek, sadece guluyorum, guluyoruz. Ben onu her haliyle çok seviyorum, ama en çok birlikte gülmelerimiz yer ediyor aklımda. Ben onu iste bu yuzden hep gulerken hatırlıyorum.
O bana “ellerini õzledım” diyor, bense ona “sabah nefeslerini özledim”.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s