ARİF İLE NEBAHAT

Çok şıpsevdi bir sevgilisi varmış benim yaşlarımdayken. İsmi Nebahat. Her çay getirisinde, kücük kücük parçalar halinde anlattı bana Nebahat ile olan aşkını. Ait oldugu asiretin ağası istememis evlenmelerini, çok diretmiş önceleri sonra tehtid edince ağa “babani vurdururum ” diye, vazgecmemiş aşkından ama içine gömmuş Nebahat’ı. 1982 senesinin yine böyle güzel bir Nisan gününde Istanbul’a gelmis, tee Urfa ‘dan.
Türkücü olmak istemis, basaramamiş, hatta bir keresinde nasıl olduysa bir bilet bulmus Ibrahim Tatlises konseri icin. Hemsehrimdir bana yardim eder, diyip, tanisabilmek umuduyla, kendi deyimiyle kıstırıp kuyrugunu, girmis bir sekilde sahne arkasına. Ama dayak yemis kapidaki adamlardan, parasi olmadigi icin gidememis hastaneye,  yedigi dayaktan kirilan burnu yanlis kaynamis, yamuk kalmis. Sonra insaatlarda calismis, seyyar olmus, bi ara izmir’e tasinmis. O zamanlar “izmir fuar ‘I cok meshurdu, belki bi is bulurum orda “deyip, basmis gitmis izmir’e.
Ama orada da yapamamis, donmus tekrar 1994 senesinde istanbul a. Once bomonti de garsonluk yapmis bi sure. Simdi de yine kendi deyimiyle” surunuyor bu çay bahcesinde. Niye Urfa’ya gitmediniz ki hic ? Diye sordugumda ise verdigi cevap “dayanamazdim Nebahat’imin
baska biriyle evli oldugunu gormeye”
Sana bi türku de okurdum ama kalabalik simdi cok, dedigide, cok belli ediyordu Nebahat’ten sonra ki en buyuk hayal kirikligini. Ismini sordum, Arif, dedi, elini sıkıp ben de Tolga dedim.
Ikimizde mutluyduk, o benle kavusamadigi askini paylasmisti, bense cok sevdigim çaydan bol bol icip onu dinlemistim.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s