Düzeltilmiş haliyle, bir daha.

Yol, yurumek ve yalnizlik

Hava’da ”birileri biryerlerde cok uzgun” kokusu hakim, hani komur isi kokusu ile bir gun oncesinde epeyce kirlenmis sehir kokusu gibi agir bir koku bu.

Aslinda hic birimiz farketmiyorduk, ama hepimiz bu kullanilmis sehirde komur isi kokulu hayatlar yasiyor, zamanla burunlarimiz o kokuya alistigindan olsa gerek, buyuk bir umursamazlikla simsiyah olmus yuzlerimizle hayatlarimiza her sabah kaldigi yerden devam ediyorduk. Ben ise bu hayatin neresinde oldugumu bir turlu kestiremiyor, iste boyle geceleri sabahina kavusturan saatlerde, elimdeki yuzumdeki komur isi lekeleri gitsin diye hic durmadan temizlik yapiyordum. Bu sabahi digerlerinden ayiran ise , ilk kez icimde kacma istegiyle yola dusmemdi.

Yurudugum yollar savas sonrasi meydanlari gibi bombos onumde uzuyor, ayaklarim beni benim bilmedigim ama onlarin bildigi bir yere goturuyorlardi.

Sehir yer yer civildayan yildiz isiklarini arkasinda birakarak hasretini cektigi gunese kavusmak uzereyken aslinda bilmiyordu geceleri daha guzel oldugunu. O nun guzelligi, gunesin onun uzerinde dogmasiyla ilgili degildi, o kalabalik sokaklarinin bos oldugu zamanlarda, hor gorulmedigi anlarda, daha bir guzeldi. Boyle anlarda ” bana sahip ol” der gibi butun karanlik koselerini size acar,ve sizi icine taaa icine davet ederdi.

Boyle bir daveti karsiliksiz birakmanin, yedi tepesi , ahirkapi’dan, zindankapisi’na kadar elliden fazla kapisi olan bir sehre haksizlik olacagiydi birazda beni yollara dusuren. Artik cozumsuyordum biraz, icimdeki kacma istegi kendimden kaynaklanmiyor,ben beni simsiki cevreleyenlerden kaciyordum. Yer yer gorunen taksiler, arada bir beliren ekmek kamyonlari, ya da rihtimda cay icen bir iki adam degildi kactigim, bir sehre yapilan haksizliktan kacmakti ve bana yapilan haksizliklardan. Eger geride kalanlari toparlayabilsem, tikardim hepsini bir cantaya,giderdim buralardan, Hic kimsenin bilmedigi bir yerde kendi sehrimi insaa ederdim .Gunesin, sanki heryer Suleymaniye gibiymis gibi gururla dogdugu, eski evlerin tozlarinin alinmadigi, elli kapisininda sadece bilmesi gerekenlere acik oldugu bir sehir.

Cok sakindi iskele onu, sanki en son vapur buradan yillar once kalkmis gibi, sanki ”bosuna bekleme,gelmeyecek” der gibi sakindi. Deniz ise iskelenin sakinligine inat ”ben getiricem onu sana” dercesine , kopuk kopuk yukseliyor, koyu mavi ama siyaha calan rengi ile iskeleye meydan okuyordu. Onun cocugu degilmisim ama ona ihtiyacim varmis gibi cekinerek ilistim hemen yanina iskelenin. Yuzum tarihi yarim adaya donuk bir sekilde gozumu mesafeside tarihi gibi cok uzakta olan Enderun kulesine dikip cebimden bir sigara cikardim. Ilk nefesimde icime cektigim sigara olsada takip edenler daha bir sehir sehir tadiyor,Iyot kokusu ile mazot kokusu birbirine giriyordu, hic dusunmeden binlerce yildir her gun kirlettigimiz sehrin kokusu ictigim sigaranin dumanina karismisti.

Biraz sola kaydirdim bakislarimi, goremesemde nerde oldugunu iyi bildigim Halic tarafina bakindim. Fatih tarafindan ilk tersanelerin 1455 kuruldugu, benim gonlumde cok ama cok ozel bir yeri olan Halic ve cevresine.Kasimpasa,Sutluce, Balat,Piyer Loti,Feshane…

Halic’in kuzey kiyisinda Ayvansaray ile Fener arasinda, bir cogumuza cok uzak gorunsede aslinda hemen yanibasimizda olan Balat. Her sokagindan alti kagir ustu ahsap cumbali evler oyle kolay kolay bulunamayacak bir ahenk ile akar yureginize, iste o toz kapli olanlar var ya? Onlarla doludur Balat’in arka sokaklari. Gozlerim bulamamisti balat’i ama biliyordum oradaydi, oyleyse kavusmak istediginin yerini biliyorsan git, kavusana kadar.

Bir kac kedi ile birlikte seyrediyordum sehrimi, seyrettigim sehir, dusundugum oydu. Yuzu gulusu sesi aklimdan gitmiyor, zorlasamda, onu istanbul’la sarmas dolas etme duyugusundan bir turlu kendimi alamiyordum, her sehir aski farkli yasar , her sehir insana aski farkli hisettirir, ama sahiden de Istanbul ile ask arasindaki bag bir baskadir. Vapurla karisya gecerken yana yana oturmak, el ele tutusmak, ya da cok soguk bir aksam da Tunelden taksime yururken ona sarilmak, her sehrin askla ilintili bir ya da bir kac ozelligi varsada hangisinin aski istanbul’la kiyaslanabilirki. Hangisi size Pierre Loti’nin yirmiyedi yasindayken yazdigi Aziyade isimli romani kadar etki edebilir. Melankoli hangi sehirde ask ile es anlam tasiyabilir istanbul haricinde?

Benim icimdeki ask ise daha tam yesermemis ama sadece bir kac takvim sayfasi mesafede mayis gunesi goren hercailer gibi acmaya hazirdi. Ellerimi sebepsizce cirpmak istiyor, cikan sesi butun istabul duysun diye bagirmak geliyordu icimden. Eger sehir onaylarsa askinizi daha da keyifli olurdu bunu yasamak.Ben askimi istanbul’la tanistirmak istiyordum.

Iskeleye birer ikiser yaklasan insanlar , orada burada kume kume olmus, kimisi belli ki bekliyor, kimisi benim gibi karsiya bakarak sigara iciyor, kimisi ise elindeki gazeteye bos bos bakip, uykusuz olmadigini ispatlamaya calisiyordu. Hepimizin yuzunde geceden kalan is karasi, yeni gune birbirimize bir kol uzunlugu mesafede ama aslinda cok uzak olarak basliyorduk. Birbirlerini taniyanlar gozukuyordu yer yer, el sallayanlar, saate bakip beklediginin gelip gelmeyecegini kestirmeye calisanlar, yalnizlar, kaybedenler, mutsuz olup da ”mutluyum ben” rolu yapanlar, hepimiz ayni vapuru bekliyor, o vapuru ise bir tek ben gunubirlik ozgurlugume es deger olarak goruyordum.

Derler ya , gercek ozgurluk insanin kaybedecek bir seyi olmamasidir, diye, bende kaybedebilme ihtimalim olan seyleri dusunuyordum, varmiydi gercekten de benim kaybedebilecegim ya da kaybetmekten delice korktugum bir sey ya da birisi. Cevabini vermek cok zor degildi bu sorunun. Sorun o cevabi kabullenebilmemin bende yarattigi inanilmaz aciydi. Cokmu inceydi gercekten o cizgi, ozgur insanlar gercektende hic birseye sahip olmayanlarmiydi, evdi arabaydi, isti ,aileydi, bunlari birakalim bir tarafa, gercek ozgurluk hayatmizda askin olmamasimiydi, oyleyse ben cok mu ozgurdum, ozgursem eger, neydi benim su yuzune cikmami engeleyen ve iki ayagimdan olur olmadik zamanlarda dibe ceken. Nasil olurda ozgur olup mutlu olunamazdi. Basitti cevabi bu sorununda bir onceki gibi. Birine bagimli olmak ve ozgurluge uzaktan gipta etmek bizleri asil mutlu edendi. Ask, teslim olmak, bilerek ve isteyerek ozgurlukten feragat etmekti.Hic birimiz aslinda tam anlamiyla ozgur olmak istemiyor, daha da acikca soylemek gerkirse, aslinda hepimiz mutlak ozgurlukten korkuyorduk.Yalnizligimiz ruh halimizin kral dairesi gibi olsada, yalniz ve ozgur olmak hepimizi korkutuyordu aslinda.

Koksuz ve dayanagi olmayan bir teori degil bu. Kendimden biliyordum

Tek basinalik benim icimi curutup kurtlandiriyordu, devrik , yokus asagi yuvarlanan bir sise gibi bir saga bir sola carpiyor, her seferinde kalkicam ulan bu sefer ayaga ve yuruyecegim diyordum. Ama yapamiyordum tek basima, her basarsizligim ise ivmemi arttiriyor ve beni camur kapli dibe daha cok yaklastiriyordu, bana o lazimdi uzun uzun yuruyebilmem icin. Adimlarimizin uymama ihtimali olsada zaman zaman,birlikte yola cikmanin keyfini yasamaliydim ben.

Ama onunla, sadece onunla.

……………………..

Yine en arkada yerimi almis, seyretmesini cok sevdigim kopuklere bakmasini bile yeni ogrendigimi animsayarak, kollarim korkuluklara dayali, korler ulkesini arkamda birakip gidiyordum hic tanimadigim ama herbirinde benden bir parca olan bir vapur dolusu insanla birlikte bu yakadan karsiya dogru. Hemen sag yanimda akademi ogrecisi olduklari tasidiklari proje cantalrindan belli bir grup solumda ise tek basina oturan yaslica bir adam, ortada ise ben. Beklentilerim cok degildir hayata dair, cay olsun ,kedi olsun, bir de yanimda sevdigim bir insan, yeterde artar. Vapur caylari ise apayri bir keyiftir, bir torendir benim icin, cay kotudur belki, rengi kararsin diye karbonatta atilmistir icine muhakkak hatta ve hatta sogukdurda, ama yine de cok guzeldir vapurda cay icmek, Tuna nehrinde nehir turu yaparken sarap icmege benzemez hic, oradaki tekneleri martilar takip etmez mesela, ya da ictiginiz sarabin parasini durustce birakip da gidemezsiniz, beklemeniz gerekir o sarabi veren insani, ya da onceden odemis olmalisinizdir, ama vapur cayi ogle degil, icersiniz cayi , birakirsiniz parasini kirmizi beyaz damali tabagin icine. Satan bilir o para birakilmistir, verense emin o para sahibine ulasacak. Kendimize ve etrafimiza karsi hizla azalan durustlugumuz,şana sohrete paraya kopek oldugumuz su son gunlerde vapur cayi parasina karsi olan durustlugumuz hala degismemistir. Cayim elimde, cayimi tutan parmaklarim arasinda yeni yaktigim sigaram ucu yeni yaz kirazi gibi kirmizi, Uskudar aciklarindan geciyoruz ben ve bir vapur dolusu yitik ruh, yakinimizda Kiz kulesi, uzagimizda Valide Atik Camii, her ikiside bir kadin zarifligi ile icimi isitiyor ,kule yakinda oldugu icin hizli bir sekilde, camii ise uzak olamsindan dolayi aheste aheste kuculuyorlar yanlarindan gecerken. Ben ise onemsiz ve gucsuz hissediyorum kendimi onlarin benden kacip uzaklasan guzellikleri karsisinda.

Sadece bir kadina duyulan ask bir erkegi ayna anda savasci ve zayif yapabilir, Bunun yaninda sabir , oz elestiri ve soylenmemis cumlelerde saklidir aslinda bir erkegin aski. Cogu erkek icin ise ” donusu olmayan nokta”, artik sadece kendisi icin degil, ait oldugu kadin icin de endiselenmesiyle baslar. Ben endise denilen kavramin esigindeydim henuz , ama ne kadar inat etsemde, ne kadar elimle itelemeye calissamda o nun bana bakan gozlerini aklimdan cikaramiyor, sacini koklamak, opmek,sarilmak ellerimi vucudunda gezdirmek istiyordum. Acaba uyanmismiydi, uyanip da benim hakkimda mi konusuyorlardi, yoksa hala uyuyorda ruyasinda benimi goruyordu. Ise gitmismiydi acaba, telefonuma baksam gorecekmiydim ondan gelen bir kac mesaj? Asik oluyordum ben bes belli, tanimlayamiyordum kesin ve net cumlelerle ama daha once hissetmediklerim ”benden de bahset” diye yuksek sesle konusuyorlardi karanlik olan icimin yeni yeni aydinlanmaya baslayan koselerinde.

O gozumun onunde su an, kestane renkli saclariyla, yine dirseklerimiz degiyordu birbirine hayalimde, beraber Istanbul’un tam ortasindayken.

Vapur yolun sonuna gelmis, Iskele sabah pusuna ragmen butun griligi ile gorunmekteydi. Icimde ki o kasvet yerini yeniden tatli bir heyecana birakmis, bir an once yaklasalimda ineyim artik heyecanindaydim. Ne yapacagimin plani cizilmisti bilincaltimda coktan, Balat’a gidecek, ara sokaklarda yuruyecek , oradan kizil lise’nin oldugu tepeye cikip sigara ictikten sonra, tekrar asagi inip, Eyup’e kadar yuruyup, oradan teleferikle Pier Loti’ye cikacaktim. Sabah daha oglen vaktinin yetimi gibiydi, is gunuydu, sakin olurdu boyle gunlerde Halic’in en guzel tepesi.

Mesnevi olumle yurumeyi ayni payda da bulusturmus , ben ise bir baskaldiris ile ozdestiriyorum Ayni Nazim’in her ayagim takilip da dustugumde , gozlerimden yas getiren siirinde oldugu gibi…

yürümek;

yürümeyenleri

arkanda boş sokaklar gibi bırakarak

havaları boydan boya yarıp ikiye

bir mavzer gözü gibi

karanlığın gözüne bakarak

yürümek!..

yürümek;

yolunda pusuya yattıklarını,

arkandan çelme attıklarını

bilerek

yürümek!..

Benim  icimde de benzer bir isyan olmasi ve o isyanin her gecen gun biraz daha percinlenmesi, yurumeyi benim icin her gun yapilan bir eyleme donusturmus ve yillar gectikce eylemlerimizin aslinda hayat tarzimiz ya da secimimiz oldugunu bana ogretmisti. Ama butun eylemlerde oldugu gibi yurumeninde kolektif bir bilincle yapilirsa etkisinin artacaginida goz ardi etmiyordum.

O nun ile yurumenin nasil olacagini daha once gerceklestirdigimiz bir iki yuruyusten biraz da olsa sekillendirebiliyordum.

Fazla konusmadan yan yana , el ele yapilan bir yuruyus benim icin iki insanin yapabileceği en ozel şeydi , varilacak noktanin ayni olmasi , o hedefe dogru beraber ilerlemek… benim bir hedefim yoktu, ama emindim eger hayatimda o olursa birlikte omuz omuza ulasabilecegimiz bir hedef belirleyebilirdik.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s