Eski tatavla havaları

En dipte iki duvarın bitişdiği yerde ki masa bizim.

Hakkı Bulut’un da dediği gibi bir yazı yazmışlar kapısına “nedensiz içilmez”.

Kanayan yaralarımıza pansuman dört köşesinde, kaldi ki iki dubleden sonra zaten hepimiz dört köşe.

Zamanı vaktinde tabela yerine kapısına hasır paspas asarlarmış,

Mey satıp kelam ederlermiş Tatavla civarında.

At ahırından bozma, isme dikiz atmak lazım lakin.

“Piyango çıksa herkese dağıtırım lan” diyen abilerimiz var karşı masada, oltu taşından tesbihleri iri taneli 

“Çıkmıyor aazına sıçtığımın bana” diye hayıflanmalar, muhabbate yarenlik eden Muzeyyen ablamızın sesine karışıyor.

Masaya pilaki geliyor, yanında haydari, tabaklarda her tat birbirine girmiş, ara sıcaklar şekersiz tavşan kanı.

Fazla paramız yok ama

canımız sağ olsun.
Burası güzellik salonu.
Haydi şerefe.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.