Yatsı namazı kılınalı çok oldu ama yalancının mumu hala yanıyor

En tuhaf olanı nedir biliyormusunuz?Pisi pisine yalan söylemediğiniz halde yalancı durumuna düşmeniz , ve bu düşüşü engelleyememeniz. Benim başıma son zamanlarda iki kere geldi bu anlattığım durum. İzahı kolay aslında,hepimizin başına gelmiştir muhakkak. Bir sey duymuşsunuzdur, ve duyuduğunuz şeyi doğru duyduğunuza anne babanızın size koyduğu isimden emin olduğunuz kadar eminsinizdir. Bu cümle soylenmiştir, ve siz buna şahit olmuşsunuzdur, lamı cimi yok bunun. Velasıl kerim zaman geçer ve  olay kapanır…. Başka bir zamanda başka bir yerde bir şekilde laf lafı açar, zaten hep öyle olmaz mı laf lafa çilingirlik etmez mi ? Kemiği olmayan diliniz sizi batırır bir anda, dedim ya laf lafı açıyor ve duyduğunuz cümleyi, kendinizi korumak içgüdüsuyle sölüyorsunuz, sonrasi bildik hikaye aslında, telefonlar açılır, text mesajlar atılır, karşı taraf, diğer karşı tarafa “sen böyle birsey söyledin mi ? diye sorar, O da itlik eder ve  “hayır söylemedim” diye cevap verir. Sonra bu iki kişi bir olup size çemkirirler…  Ne yalancılığınız kalır ne de hainliğiniz… oluyor böyle agudik gubidik seyler. Bozmuyorsunuz istifinizi , ağır abiyi oynuyorsunuz, aslında o sizin ağırlığıniz degildir , alemin fazlasıyla yavşak olmasından dolayı öyle görünürsünüz. . “Neyse kuzum , siz beni bırakın ne bok yerseniz yeyin” deyip çıkarsınız işin içinden. 

Ama öyle olmaz , size koyar bir kez “hain” ve “yalanci” damgasi yemek Haaa.. sakın yanlış anlmayin, ben de yalan söylerim zaman zaman, hangimiz sığınmadik ki küçük büyük yalanların ardına vakti geldiğinde, fakat söylemediginiz bir yalandan dolayı, böyle bir satış etiketi yapıştırilinca alnıniza içerliyor insan biraz. Ha bir de sonrasinda Facebook’dan silmeler, Instagram’da block etmeler filan. Çocuk gibi sanal dünyada itelerler bir kenara sizi. Sanal dünya yalan dünya ….Sikimde mi cok ? Degil. Hem de hiç.

Lakin Istanbul’a bu gidisimde, belki bulurum o insani diye, onun vakit geçirmesi muhtemel olan yerlerde gezindim, içmedigim kadar çok çay kahve raki ictim, e beleşe oturmak olmaz, mekan sahipleride kazansin nihayetinde .Facebook filan yok artik demistim ya ,hani silmişlerdi beni filan, eski insanlar gibi mekan mekan dolasip, bu insani gördünuzmu diye elimde bir resimle aradim hatun kisiyi tabiri caizse. Bulsam ne yapacaktim ? Dövmek filan bize gelmez, ama sormak istedim “niye söylediklerini inkar ettigini” muhtemelen “ben öyle bir sey demedim diyecekti yine. Bende ictiğim zikkimi icmeğe devam edecektim.Ama rahatlayacktim biraz eğer sorma şansıni yakalayabilseydim. Zaten butun derdim bu “ kendimi rahatlatmak”.

Bu hikaye 4-5 aylik bir hikaye, ben atlattım. Düşünmuyorum artik… tam anlamiyla alt tarfimdan asağı Kasımpaşa modundayim.

Ama bu gidisimde yine benzer birsey oldu, fi tarihinde üc kisi arasinda yasanan bir tartisma yine bu üc kisiden biri tarafından gereksiz yere alevlendirildi. Tahmin edersiniz ki bu üc kisiden biri elbetteki benim. Laf lafı açti yine, 6 ay evvel üçümuz arasinda yaşanan tartışma ve sonrasi masaya yatirildi. Detaylari isimleri siktir edelim efendim, kim olduklarinin ne önemi var ki zaten. Diger iki kisiden biri öbur insana “ sen o tarisma gecesinin ertesinde , tolga’ya falan filan falan filan diye birsey dedinmi?” diye sordu, diğer insan da “hayir demedim” dedi. Ben yine gerdek gecesi gelini gibi şaskin bir sekilde bakakaldim. Yapacak birsey yok, kaldi ki benim duyduklarimi sadece ben degil o kisinin o laflari soylediginde yanimizda olan iki kisi daha duymuştu. Onlari karsitirmamak lazim, yasli basli insanlar diyerek yuttum.

2 -3 gunum kalmisti dönmeme —“hayir demedim”—diyen insanla görüşmelerimizde hic bir sey olmamis gibi sevecenlikle kalan günlerimize devam ettik. Dedim ya ben yuttum bana yalanci yaftasi yapistirlmasini, ama yemedim. İnkar eden insanin çaresizliği diyelim bu insanin beni yalanci durumuna sokmasina. Ama ben bunu bir tek o insandan beklemezdim. Zaten son 6 aydir kendimce bir kural koymuştum daha mutlu ve huzurlu  olmak adına, sizde deneyin, “görmedim, duymadim, haberim yok “kural bu kadar basit. Sosyal iliskilerde anahtar kelimeler bunlarmis meğet,  ben yeni farkettim. Sizde kullanin bu süper üçlemeyi. İşe yarıyor vallahi.

Bu yazıyı okuyanlara hatirlatma amacli söylemeden edemeyecegim ama … 

Ben yemedim bunları, sadece çaresizliğinizden dolayı uzatmak istemedim. Fakat sakın ola unutmayın “sap döner, keser döner gün gelir hesap döner”.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s