Mevlana ile sabah kahvesi 

Turk Buyukelciligi’nin kütuphanesinde kahve icmek biraz da kafa dinlemek için oturdugum da, raflar dolusu bir suru kitabın senelerdir yerlerinden çıkarılmadıklarını farkettim. Belli ki her elcilik calışanı buraya sadece biraz nefes alabilmek, biraz da yalnız kalabilmek için geliyordu. Kahvemi masaya birakıp kitaplarin onunde yurumeye basladim. Sebebini bilmiyorum ama kahverengi cildinde ne kitabi olduguna dair hic bir yazı olmayan bir kitabi çekip çıkarttim yerinden. Ilk sayfasini actigimda, kocaman Mevlana Ve Kulliyati yazisi çıktı karsıma.Sanki kimse bu kitabi okumasin, kimse onu yerinden almasin dercesine isimsiz birakilmasina biraz icerleyerek, bas parmagim ve isaret parmagimin yardimi  ile bükup kitabi hizlica akıttim sayfalari, taaa ki bu akış benim istemim dısında durana kadar. Önümde ki sayfada sunlar yaziyordu.

“illa ki birini seveceksen, dışını degil içini seveceksin. Gördüğünü herkes sever ama sen görmedigini seveceksin. Sözde degil özde aşk istiyorsan şayet, tene degil cana degeceksin.”

Kahvemi bitirip ayrıldim oradan.

4 thoughts on “Mevlana ile sabah kahvesi 

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.