Dürüstlük Diplomasisi

Bogazı agriyomus, ev izni almış.Gecmis olsun ben sana bir corba yapip getireyim o zaman. 

Bol limonlu, maydanozlu , sehriyeli tavuk suyuna bir corba yaptim. Super de oldu. Kendime de bir kase ayirdim, gece eve geldigimde icmek icin. Kalanini paketleyip ciktim yola. Bir eczanenin onunden gecerken pastil de aldim bogaz agrisi icin.  Evi yaklasık yarim saatlik mesafede, arabanin icinde sarki soyleyerek gidiyorum sehir trafiginde, yavas yavas. Soyledigim sarki Sevmek Eskidenmis Guzelim. Guzel bir Sali gunu. 

Eve vardim, kapidan onu aradim beni iceri alsin diye, yukardan acti dış kapiyi. Ikinci kata ciktim, kapi acik, iceri girdim merhaba diyerek, ama kendisi ortada yok ! Salona gectim, yorgan dosek yatiyor, burnu kipkirmizi, saclar darmadagin,  bu halde bile guzel olmayi basarabilen bir insan. Hayret.Halbu ki ben fok baligina benziyorum hasta oldugumda, her yerim anlamsizca sisiyor filan.

Sarildim optum onu, muhtemelen bana da yuruduler bu opusle onu bu hale getiren virusler. Umrumda degildi ama bu. 

Ben corbayi tekrar isitayim, sogudu bu epey, diyerek mutfaga gittim. Etrafi karistirdim biraz corbayi isitacak bir kap bulmak icin, biraz fazla ses cikarmis olmaliyim ki seslendi iceriden ” iyimisin” diye, evet dedim, tencere gibi birsey ariyorum, varmi”? Lavabonun yanindaki dolapta, diye cevap geldi, hemen pesi sira derin bir oksuruk. Iki dilimde ekmek koymustum, onlarida tost makinesine koyup kizarttiktan sonra, hafiften fokurdamaya baslayan corbayi Ikea mali beyaz bir kasenin icine koyup pastillerle birlikte bir tepsiye dizdim. Yanina geldim. Dogruldu oldugu yerde, yari yatar yari oturur vaziyeye getirdi kendisini. Uzerinde ki beyaz tisort terli oldugunu gosteriyordu. Mavi mavi bakti yuzume ve corbaya. Kucagina koydum tepsiyi, daldirdi kasigi , tam dudaklarinin 2 santim onunde durdu, zarifce ufledi kasiga. Sonra yavas ve temkinli bir sekilde aldi ilk yudumunu.

Yuzu burustu ama. Haydaaa ! Begenmemismiydi corbayi ? Hani cok da sira disi bir corba degildi bu. Hepimizin evinde hasta oldugumuzda annelerimizin yaptigi bildiginiz sehriyeli tavuk suyuna corba !!!. Hatta hasta olmadigimizda da yapilirdi sıklıkla bizim evde. Ne oldu ? Begenmedin mi “? Diye sordum dogal olarak, “hayir” dedi hic dusunmeden.

 Olabilir herkes Turk yemeklerini  ya da benim yaptigim yemekleri begenmek zorunda degil elbette. “Icinde bir suru birsey var bunun” diye ekledi, “bu yesiller ne mesela”? ” Maydanoz” dedim biraz sasirarak ve icerleyerek. “Ben bunu icemeyecegim”deyip sehpanin uzerine koydu kucaginda ki tepsiyi.

Soguk bir hava olustu iceride, ben corbanin begenilmemesinden cok ,bunun bu kadar direky soylenmesine icerlemistim, o da benim yuz ifademden bunu anlamis ama “ben durustce fikrimi soyledim” gibi bir ruh haliyle  geri donus yapmamisti. Ikimizde susuyorduk, uzun bir susus degildi bu, belki 5 saniye, belki de 7. Ama bana cok uzun gelmisti. Sessizligi ben bozdum “ben artik gideyim, daha eve gidip dus alicam sonra da ise donmem lazim” diyerek. “Peki” dedi ayni dumduz ifadeyle. 

Ben pek anlamlandiramamistim olanlari. Kalktim oturdugum yerden.

Salonun kapisina geldigimde arkami donup ona ” durustluk cok onemli bir karakter ozelligidir, ama ayni zaman da durustluk ile kabalik arasinda cok ince bir cizgi var, ki sen o cizgiyi gectin bugun” dedim

“Begenmedigim bir yemegi sirf sen yaptin diye begenemem ama” dediyse de olmadi, “begenmemek en dogal hakkin, elestirmek de oyle,  ama senin icin isini birakip corba yapip getiren bir insana tesekkur etmeliydin, ikili iliskilerde diplomatik olmak elbette gereksiz, ama kibar olmak cok ayri bir dusunce tarzidir ve asla elden birakilmamalidir”

” yaaa sen gercekten alindin mi buna simdi ?”

“Evet” dedim, ama alindigim senin corbayi begenmemenden ziyade, bunu hic dusunmeden filtreden gecirmeden kirici olabilecek derecede direkt soylemen ve tesekkur etmemen, bu da bir karakter ozelligidir, bu yuzden insanlar ciddi bir iliskiye baslamadan once flort ederler,birbirlerini tanirlar is ciddiye binmeden once, islerine gelmeyen ve tamir edilmesi zor defolar cikarsa ortaya, iliskiyi bitirirler, sende ki karakter ozelliginin tamir edilmesi zor, keza bunun tamir edilmesi de gerekmiyor aslinda, bu sensin, ve bu tavir senin dogal halin, benimse sende henuz goremedigim tarafindi. Ben sana hoscakal diyecegim simdi, sende bana de ama, de ki bu kisa sureli iliski biterken gereksiz bir kopus olusmasin aramizda. Hoscakal”

Hoscakal demedi. Ben de beklemdim. Ciktim kapidan. Yaptigimin zerre kadar yanlis olmadigini dusunerek bindim arabaya, eve geldim. Tuvalete gittim, o sirada mesaj geldi ondan, “siz Turk erkekleri hep boylemisiniz”diye. 

“Bunun Turk ya da Fransiz olunmasiyla hic bir iliskisi yok, sen durust oldugunu dusunerek fikir beyan ettin, bende durust olarak sana senin tavrin ile ilgili dusuncelerimi soyledim”

“Peki o dedigin hoscakal, bir daha gorusmeyecegiz mi demek oluyor” diye sordugunda,

“Evet” dedim hic cekinmeden.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s