Babam İlhan bey ile içmeme bir aydan az bir zaman kaldı, e o zaman bu şiir de İlhan bey’e gelsin.

Ne ahir zaman külhanları ne de deve tüyünden yapılmış fesler. Sıçan deliğinden zifir olur geceleri. Velasıl bu zifire tutkun İstanbul’un salaş kokan keşleri. Mezar yanlarında çok eskiden beri ot çekerlermiş. Yarı uyuklar vaziyette… Göbeklerinin üzerinde duran şişenin adı, ‘Hususi Alâ Rakı’. Çesm-i bülbül bu şehr-i saadet, lakin mutlu eder sebepsiz olsa da insanı. İçen bilmez ne dolaplar dönmekte, e kafalar duman, içmeyenlerse hiç çıkaramamışlardır tadını.  Üç katlı ahşap evden gelen tambur sesleri, içinde ziftlendiğimiz meyhaneye akar. Sefa getirdiniz der mekanın sahibi. Baba ile içmek ayrı bir keyiftir, bunu ancak beni gibi adamlar anlar.

 

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.