Yürümek

İğne gibi batan rüzgara, titremelere, sağdan soldan gecen yitik ruhlara rağmen, gecenin en müstehcen saatlerinde, şehrin en fahişe mahallelerinde, elinde sigara, aklinda ise iğmesini çoktan yitirmiş binbir düşünceyle yürümek. Gidilen yerin neresi olduğunu bilmeden, ama her yolun bir şekilde seni istediğin insana götüreceğini umarak,kesme taşlara takılarak, karşıdan gelen iki uğursuz tipe yanlanrından geçerken omuz atarak, sen yürürken yanında yavaşlayan polis arabasının içindeki polislerin taa gözlerinin içine bakarak “ne oldu, bir şey mi var” diyerek yürümek. Hiç durmadan, sanki her yeni adımda, bastığın toprak parçasının yeni evin olduğunu düşünerek, ama dayanamayıp yeni bir adım daha atıp yeni bir eve kavuşmak istercesine, hızlı adımlarla, geceyi gece gibi olmuş aklınla  çırparak, zamanı yavaşlatarak, ama bir o kadar da ivedi, soğuk ama bir o kadar da sıcak, pis kokan bir gecenin bacak aralarına akıp, yitmek ister gibi yürümek.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s