Şehir

Günler, haftaların bıraktığı gölgelerin ardında kalmış.

Ha bitti, ha bitecek hali var kapı önlerinde bekleyen annelerde.

Balat’ın içleri,

Ellerinde çantalarıyla küçücük insanlar çıkıyor yıkık dökük okulun kapısından.

Havada insani deli eden bir serinlik.

Dar sokakları düne açılan…darlarında, yarın isimleri “o şimdi asker” olup sıvasız duvarları süsleyecek bir dolu yumurcak.

Aya Nikolai önünden geçiyorlar, annelerinin elini tutarak, çoktan ölmüş bir şehrin, halâ diri kaldırımlarında.

Tos pembe bir pudra ile kaplı sanki heryer.

Aşk bile inceliyor, sicim gibi akmaya baslıyor o sokaktan bu sokaga.

“Beri gel” sesi ile irkiliyorum, dünden kalan çayı kakalamaya çalışan adamdan gelen.

“Neden olmasın?” Diyerek oturuyorum, eğreti bir cumbanın altında ki ocağına.

Zaten hersey dünden kalan degil mi ?

Zaten her gün, bir öncekinin gölgesinden doğmazmı?

“Beri gel” demek geliyor içimden,

Diyemiyorum,

Yanımdan geçen küçük insanların arasına karışıp, bende ince ince akıyorum dünü bugününden zarif olan sokaktan.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.