Gölge düşerken kadının vücuduna

Eve geldiğimde yatağımla sarmaş dolaş, bacaklari yer yer yorganın üstünde, darmadağın. Üçüncü dünya savaşının fitilini ateşlemek üzereymiş gibi. Ama bir o kadar da sakin uyuyordu.

Bamya gibi birsey, sarı saçları mavi gözlerine uzanmış. Sessiz olmaya çalıştım, ama olmadı, uyandı…

Yumuk gözlerle bakdı yüzüme. “Ben senin için varım”.

Kollarını açtı kocaman,

yastığıyla vedalşmadı ama. Zarif vücudu kısmen hala yorganın altında.

Gülumsedi…

gözleri yaz öncesi deniz mavisi.

” Hadi sarılsana ”

Feci bir güzellik bu. Kaldi ki biz ailecek karşıyız aslında aşka.

Sarıldım.

Çıkarmadan üzerimdekileri ,

Kıvrıldım yari çıplak vücudunun yanına.

Hem öpmek istiyordum onu, hem de çekiniyordum onun uykusunu kaçımaktan.

Kan bu ama, durmuyor.

Boynunu kokladim, kulağını öptüm.

O küçük kaşık, ben ise büyük.

Sağ elimi boynuna doladığımda, Uyku.

Bana da geldi.

Huzur zaten hep buradaydı.

Sabah, sevişme ardından

Banyodan gelen “duş alan kadın” sesi,

Jaluzi ardından içeri kaçak girişler yapmaya calışan, yakın yıldızın inatçı sıcaklığı.

Yatağıma oturdu…

Kırmızı battaniyenin üzerine.

Şerit şerit gölgeler,

Vücudunda aradığım yeri bulamama yardım eden yol işaretleri sanki.

Güzel bir pazar sabahı