Bilgide kararsizlik ya da belirsizlik ilkesi

bilgide kararsizlik ya da belirsizlik ilkesi yani, felsefece bilinen ismiyle “epistemic ambivalence”.
bu akil yurutme sekline tam anlamiyla “karasizlik presibi” nin tersi de denilebilir.
varolan durumun size sundugu cikarimlar vardir. bu cikarimlar siz yani gozlemleyen kisiye maddeler halinde varolan durum tarafindan sunulur. bu maddelerden biri ya da birkaci ya da her biri dogrudur ama siz hangi cikarimin dogru olacagini bilemezsiniz. ayni schrödinger’in “copenhagen interpretation of quantum mechanics” de bahsettigi kedinin canli ya da ölü oldugunu bilemememiz gibi.
hatta daha basit bir sekile indirgememiz gerekirse çoklu secenek tarzinda girdigimiz butun sinavlar da bilgide kararsizlik ilkesinin birer urunudurler. sorunun cevabini bilmeyebiliriz ama sunulan alternatiflerden biri dogrudur ve sadece bunu bilebiliriz.

elbette bu ornekler isin gundelik hayatla ilgili kismi. ısin birde quantum mechanics de olusan ve gucunu felsefeden alan bir yani var ki konumuz iste isin o yani.

neil bohr 1935’de quantum superposition’in ilk formulunu yazarken ki bu formul “n” sayida atom alti bir yapitasi biz gozlemleyemesek de ayni anda “n” sayida kordinatta bulunabilir.
yani madde ayni anda iki yerde de olabilir.
bu madde(ler) gozlemci gozlemlemeye basladigi anda tekrar ünite haline gelirler ve gozlemci bu ayrimin farkina varamaz.

ayni, senelerdir bitmeyen “kedi ölumu? yasiyor mu?” tartismasinda oldugu gibi. bilmeyenler icin hatirlatalim gozlemci kutuyu acip icine bakana kadar kedi hem öludur hem canli.
“split in two” yani ikiye bolunmus ve superposition haline gecmistir.
ne zaman ki gozlemci kutuyu acar o zaman superposition halinde olan bolunmus evren tekrar tek unite haline gelir.
kutuyu acmayan gozlemcinin icersinde bulundugu durumada “bilgide karasizlik” ilkesi denir yani epistemic ambivalence.

buraya kadar yazilanlar hepimizin bildigi temel quantum mechanics bilgileri.
lakin o meshur kedi deneyinin daha sonra einstein ve bohr’un kafasini 15 sene kurcalayacak ve unified field theorisinin 15 sene gecikmesine sebep olan garip bir sonucu var.
bu sonuc nedense bu sevimli hikayeden bahsedildiginde hic anlatilmaz.
anlatilan daima “kutuyu actik, kedi canli (ya da ölu) bolunmus evren tekrar bir evren haline döndu, dagilabiliriz”

o kadar kolay degil.
heisenberg (filozof ve teorik fizikci) acilmayan ve iceri gozlemlenmeyen her kutu kendi icinde ikiye bolunur, bu bolunen kutularda yine kendi iclerinde ikiye bolunerek kendi evrenlerini yaratirlar. bu bolunme exponential bir buyumedir ve bir sonra ki kutunun kaderini bi once ki belirlemez.

kisacasi bizim bilgide kararsiz ya da belirsiz kaldigimiz her an, evren olasilik yasasina gore yeni bir evren yaratmakta.
bizim gozleme basladigimiz anda ise sadece bizim gozlemledigimiz kutu ve kedi, durumlarini belli edip tekrar tek bir evren olmakta.
diger kediler ise artik kendi evrenlerinde kendi gozlemcilerini beklemekteler.

yani biz sonuctan öte, yapmak uzere oldugumuz herhangi bir secim oncesi bir altenatif evren yaratiyoruz.
sonra orada ki baska bizler yine bir secim oncesi yine farkli evrenler yaratip “n” sayida evrenlere ulasiyoruz.
kisacasi her gozlemci gozlemi yapana kadar bir evren olusuturuyor ve bunu hergun her dakika hatta her saniye yapiyor. neil bohr bu yuzden bilgide karasizlik ilkesi icin “fizik otesi tamalayici varyasyonlar” ilkesi demistir.
kisacasi secimlerimiz sadece bizi ve yakin cevremizi degil yeni yarattigimiz evrenleri de etkilemektedir

ıligilenenler icin physics and philosophy dergisinden mukemmel bir yazi birakiyorum.

https://www.informationphilosopher.com/…etation.pdf

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.