269.

Ah ah ! Bayram telaşı yaşanan evimde kıvırılıp da kedi çişi kokan koltuğuma,farkında olmadan yine sana kapadım gözlerimi.Oysa ki ne zikir oldu ismin tavşan kanıyla sarmaladığımız gün batımına,ne de öznesiydin sen yaz başı serinliğinde geçirdiğimiz günün.”Ah be!” dememem lazım biliyorum ama,ben bugün,sarı ışık altında parıldayan o kadında yine seni buldum. Continue reading 269.

238.

Mülteci gibi girerken ben hayatına, uzaklardan kurduğum cümlelerle. Bilirsin sen. bilirsin ama söylemezsin Örgütlü bir özlem değil oysa ki Lakin gizli saklı. Sokak aralarında pusuya düşmek gibi bir şey. kırılan zamanlar parçalanan bulutlar. Sen kadın. ben erkek binlerce kez yazılmış efsaneler ya da reklamı yapılmadığı için bilinmeyen tutkular. Çok uzaktan kurduğum cümlelerle Anlatıyorum sana. bilirsin sen. Continue reading 238.

LUDUS-Hiç tanışmadığım sevgilinin intiharı üzerine.

Bembeyaz bir odada actim gozlerimi. Aksam ustu gibi bir vakit ya da sabahin erken saatleri. Emin degilim. Etrafima bakiyorum, kolumda ki seruma takiliyor gozum. Hastanede oldugumu anliyorum. Ama neden? Kafam cok bulanik, Kucuk isik parcaciklari gibi resimler beliriyor gozumun onunde ama ben bir anlam veremiyorum o kisa resimlere. Iceri bir hemsire giriyor., “ Aa uyandin mi sen?” diyor ve cikiyor hemen odadan. Iki dakika gecmeden yattigim odaya 2 tane doktor iki tane hemsire daha giriyor, cok heyecanli olduklari yuzlerinden belli. Doktorlardan biri cebinden bir kalem cikartip gozumun onude yavas yavas sagdan sola dogru kaydiriyor. “kalemi takip et Tolga” diyor. Dedigini … Continue reading LUDUS-Hiç tanışmadığım sevgilinin intiharı üzerine.

PRAGMA VE AYRILIK

yanimda bir iki tişört, bir kaç cift don, bir karton sigara, az biraz para, kredi karti, turkiye karayollari haritasi ve dört paket cubuk kraker var. saat sabahin dördu. yaklasik iki bucuk saat sonra mutfak tezgahina biraktigim mektubu okuyup patronunu arayacak ve ona, “ben bugun ise gelemeyecegim, benim ki yine mektup birakip gitmis” diyeceksin. patronun “nereye?” diye sordugun da ise ona, “bu sefer de ağrı’nin aralik ilcesine.” diye cevap vereceksin. ezgi, bu kez lutfen benimle iletisime gecmeye calisma. telefonumu kapattim. bunun yerine seninle eskiden yapildigi gibi yani elle yazilmis mektuplar araciligi ile iletisim kuracagim. ne siklikla yazabilirim inan bende bilmiyorum. tahminimce … Continue reading PRAGMA VE AYRILIK

211.

ve sen,üzerime eğildiğinde bu gece,tuz gibi savruldum teninden aşağı.yan komşunun çıkardığı sesler arasında yiten nefes alışlarımız sıklaşırken. ve sen,kara bir kalemle çizilmiş gibi bana akan saçlarınla yanımda,iki göğsümün tam ortasında, aklını bağlarken aklıma. ve sen,ruhuma bir devlet meselesi gibi çöken kadın,bana bozuk türkçenle “aşıkım” derken ve ben,anladımkiben bu ağırlığı taşıyamayan bir adamım. Continue reading 211.