Telefon

Ara sokak sakinliğinde, çok değil ama ruh esintisiyle uçurduğumuz kağıttan uçaklar, içtiğimiz rakının adı ‘bu son olsun’ Ah keşke sen de rakı içmeyi bileseydin. Sırılsıklam olmazdık boşu boşuna. Evet, sevişmeler yaşadık dün akşam. Rakı kokan nefes nefese kalışlarımız, Ana dilimden gayri çıkardığın sesler, hatta uyurken beni kenara itelemelerin. Ben hissetim birşeyler çok kopuk, sense gülümseyerek uyandın. E olmadı ama böyle gülüm. Kadın olman yetmiyor yatağına evim diyebilmeme. Alıp da yerine koyamadıklarım, Sevip de seviyorum diyemediklerim için, çıkmadım bugün telefonuna. Continue reading Telefon

Rate this:

Şehir

Günler, haftaların bıraktığı gölgelerin ardında kalmış. Ha bitti, ha bitecek hali var kapı önlerinde bekleyen annelerde. Balat’ın içleri, Ellerinde çantalarıyla küçücük insanlar çıkıyor yıkık dökük okulun kapısından. Havada insani deli eden bir serinlik. Dar sokakları düne açılan…darlarında, yarın isimleri “o şimdi asker” olup sıvasız duvarları süsleyecek bir dolu yumurcak. Aya Nikolai önünden geçiyorlar, annelerinin elini tutarak, çoktan ölmüş bir şehrin, halâ diri kaldırımlarında. Tos pembe bir pudra ile kaplı sanki heryer. Aşk bile inceliyor, sicim gibi akmaya baslıyor o sokaktan bu sokaga. “Beri gel” sesi ile irkiliyorum, dünden kalan çayı kakalamaya çalışan adamdan gelen. “Neden olmasın?” Diyerek oturuyorum, eğreti bir … Continue reading Şehir

Rate this:

12.

Asit yağıyor, kuzgun rengi geceye Pas tutmuş korkuluklara tutunarak inen çıkmaz ayın müptelası son vuruşmudur bilinmez, yalpa adımlarla gri bir bulut gibi yaklaşıyor yanından geçmekte olduğum otobüs durağına. Beyaz ayakkabıları çamur, liğme paçalı pantalonu haki. Eski bir koku bırakıyor, menşei güzel avrat otundan bile saklı isimlendiremediğim geceye. Neon ışıklarının altında, ben ve çıkmaz ayın son müptelası aynı kaldırımda yüzümüze vuran sarı yeşil renklerle bitiyoruz birlikte Continue reading 12.

Rate this:

Bana beni mutlu edecek bir seyler yaz dedi, ben de bunu yazdim.

Ben hep aradım, aradımda bulamadım. Ne ahir zaman peygamberleri gibi mucizelerim vardı, ne de ben mucizelere inanırdım. Ama yollara düşmedim hiç, kırkaltılık olup yitirmedim aklımı, üç vakitleri saydım, sayarken uyuya kaldım, sabah olmuş uyandım yanımda sen vardın. Ben ki daha önce şükretmemistim, sayende onuda yaptım. Continue reading Bana beni mutlu edecek bir seyler yaz dedi, ben de bunu yazdim.

Rate this:

Anne Babaya Özlem

“Ah” dersin, aglarsin, annendir uzaginda olan, bir nefeslik mesafe degildir, yaninda olamazsin. Seneler gecmistir baba evinden ayrilali, yalnizsindir ama bunu bile konusamazssin. Tek basinalik bir nehir misali, ne kenarindan yalayip da gectigin agaclar aynidir ne de kiyilarinda bekleyenler. Sen akarsin, geride biraktiklarin ise annendir babandir. Continue reading Anne Babaya Özlem

Rate this:

TOST MAKINESI ILE SAC KURUTMA MAKINESI ARASINDA KI SURREEL ASK.

Kucucuk paralara, uzerlerine sinmis eski sahiplerinin kokusu ile satilmayi bekleyen, yeniden satin alindiklarinda ise baskalarina ait anilarida beraberlerinde getiren kuf kokulu… toz ile uyutulmus bir avuc eski. Ve artik var olmadiklari dusunulen bir cok seyin hala “biz de variz” diye fisildastiklari kohneden hallice dort duvar. Zeytin ağacı gibi yasli ve gururlular, yaşadıkları, ve parantez içinde sakladıklari eski hayatlariyla .. ama hıçkırık sesi gibi geliyor kulağıma beni takip eden sesleri. Guzeldir eskici dukkanlarini gezmek. Saga sola carpmadan, gelisi guzel dizili esyalarin arasinda suni olarak olusturulmus daracik koridorlarda avarelik etmek… goz gezdirmek… gezinen gozlerin utanciyla ”bakma bize “diye ic gecirdikleri varsayilan o … Continue reading TOST MAKINESI ILE SAC KURUTMA MAKINESI ARASINDA KI SURREEL ASK.

Rate this: